7 Temmuz 2010 Çarşamba

Stutgart Baden- Württemberg AKM’den Gelen Canlar

   Stutgart Baden- Württemberg AKM’den Ülkemize Sivas katliamının yıldönümü sebebiyle gelen canlarımız Türkiye’nin bir kaç yerini dolaşırken, Sivas’a gitmeden beldemize de geldiler…

     Canımız kardeşimiz rahmetli Ali Gögercin’in kabrini de ziyaret ettiler. Dualar okudular. Sonra Cem Evimizde, gelen canlarımıza geleneksel usullerle hazırladığımız yemeklerden ikram ettik.

     Kafile, beldemize uğrayan misafirlerden daha kalabalıktı. Yaşanan bazı olumsuzluklar, araçlarının bozulması gibi…  nedenle, konuklarımızın bir kısmı beldemize uğrayamadı.

    Bu gece yapılan ziyaretin ardından biraz dinlenip, aynı gece Sivas / Madımak otelinin yapıldığı yerde zamanında bulabilmek için telaşla yola koyuldular.

   Sevgili Ali’nin kızı Aylin’inde aralarında olmak üzere vedalaşarak bizden ayrıldılar.

   Değerli canlara bu örnek davranışlarından dolayı teşekkür eder ve bu gayretleri için kutlarız.



***



 Bu gün Cuma…  İslam inancı açısından “Cuma Namaz”larının ayrı bir yeri vardır. AKP’nin ve onun ardındaki güçlerin “Alevileri Asimile” etme anlayışının devamı olarak okunan “online Ezan” çağrısı sonucu, Fethiyeli olmayan bir grup Camiye gitti. Her zaman olduğu gibi… Bunlar devlet dairesi ile inşaatta çalışan işçi ile memurlar. İnançları gereği ibadetlerini yapmaya başları dik, şevkle, göğüslerini gere gere gidip geliyorlar.  Ben de hayranlıkla bakıyorum onlara. Kim inançlı, kim inançsız; kiminki Tanrı katında makbul, kiminki değil? Orasını Allah bilir. Hüküm O’nundur.

   Demokrasi: “çoğunluk idaresidir.” Bu tanım eksik olması hesabı ile yanlıştır. Demokrasi: “%99 çoğunluğun iktidarda olduğu bir yapıda, azınlıkta kalan %1’in haklarının hukuksal güvencede olduğu ve bu azıklıkla ve diğer çoğunluğun da “temel insan hak ve hürriyetlerine” dokunulmadığı, dokunulamadığı bir rejimdir… “Demokrat” yada “uygar insan” olmaksa, bu değerlere saygıyı içselleştirmiş insan demektir.

 İnançlar ve düşünceler eleştirilebilir; fakat kınanamaz. Farklılıklara saygı temel insan hakkıdır; dolaysı ile farklılığını açıklamak, yaymak ve yaşamakta bir insan hakkıdır…

 Bu zeminden harekâtla, cemaatinin olduğu yerlerde Cami yapılması(kamu kaynaklı değil) ve bu camilerden ezan okunması ve cemaatinin camiye gidip ibadet etmesi ise bir “insan hakkıdır ve buna saygı duyulmalı.”

   Geldik “zurnanın zırt dediği,” yere... Nüfusunun %99 Alevi olduğu, Cami Cemaatinin(yerleşik halk bakımından) olmadığı bir yerleşim yerinde bulunan tarihi cami ile minaresinin “sözde restorasyonu” için 235,000,00(İKİYÜZOTUZBENBİN)tl kaynak ayırmak ve ertesinde “online ezanı” oranın yerleşik halkının %99’una sormadan okutmak, “%1’in insan hak ve hürriyetine saygı ve hizmetin gereği” midir?...

 Alevilerin ibadethanesi “Cem Evleri ve Baba Damlarıdır.” “Beldemizde yaşamayan(nüfusumuza oranı %1 mertebesinde olan, bir bakıma konuk) insanlara sözde hizmet için caminin restorasyonuna 2006 yılında 235.000,00.tl kaynak ayırmak, İmam Lojmanı yaptırmak ve bir imam tahsis etmek insan haklarının gereği(?!) ise Fethiyeli(Alevi)lerin %99’unun insan hakkı niye muallakta?

 Bu sorulara “temel insan hak ve hürriyetleri” açısından verilecek bir cevap, “elbette ki yoktur...”

  Dün bunları da konuşamayacak durumdaydık... Şükür şimdi(Henüz camiye gidenler gibi kasıla kasıla, gönül rahatlığı ve güvenle Cem Evlerine gidemiyoruz, hatta çekinmeden kendimizi ifade edip haklarımız arayamıyoruz…) fakat; TV’lerimiz, Dergilerimiz... var ve bu alanın inanç önderleri ile diğer aleviler olarak daha rahat konuşacak duruma geldik. Bunu Hükümetimizin AB müfredatına uyum çalışmalarına ve Avrupa’da başlatılan ve giderek ülkemize doğruda genişleyen “Alevi Örgütlenmesine” borçluyuz.

 Sesimiz hala burada çok kısık... Avrupa’da örgütlenen Alevi örgütlerinin sesi daha gür çıkmakta... 01 Temmuz’u 02 Temmuz’a bağlayan gece Almanya / Köln çevresindeki Alevi Derneği üyeleri “02 Temmuz 1993 yılında yapılan Madımak Katliamını Kınama ve katledilen canları anmak için” Sivas’a giden bir grup konuğu ağırladık.

Bu bayrağı hala Avrupa’da bulunan örgütlerimiz dalgalandırmakta, “bu grupta o kafilenin değerli üye, öncülerindendi. Bu duruşları ile bizlere örnek olup bizleri cesaretlendirdiler.”

 02 Temmuz 1993’katliamı ve Alevileri asimile etme politikalarını kınar, kayıp ettiğimiz canlarımızı rahmetle anarız.

   İnsanın, insan hakkını ihlal etmediği bir dünya dileğiyle.
a.s.

02 Temmuz 2010

0 yorum:

Yorum Gönder