Ahmet Altan’ın sosyalistlere yönelik olarak kullandığı 'Pavyondaki namuslu kadın’ metaforu, Oya Baydar’ın gazeteden ayrılmasına yol açtı | |
Romancı ve Taraf Yazarı Oya Baydar, Ahmet Altan’ın kullandığı dili, ’erkek egemen’ olmakla suçladı ve maksadını bir hayli aştığını ifade ederek Taraf'taki yazılarına son verdi. Taraf Gazetesi Yayın Yönetmeni ünlü romancı Ahmet Altan’ın "Bizim gazetenin çok ilginç ve övündüğümüz bir yazar kadrosu var. Nabi Yağcı, Roni Margulies, Oya Baydar gibi sıkı sosyalistler de yazıyor burada. Her ne kadar Roni’yle Oya’da ’liberallerin’ arasına ’düşmekten’ dolayı zaman zaman hafifçe Türkan Şoray filmlerini andıran ’pavyondaki namuslu kadın’ huzursuzlukları tezahür etse de burada sağlam bir ’solculuk’ tartışması yaşayacağımızı ümit ediyorum" diye başlayan yazısı, uzunca bir süredir sakin bir liman görünümünü andıran Taraf’ta beklenmeyen bir çatlağa ve tartışmaya yol açtı. ASIL MESELE SOSYALİZM Mİ? Ahmet Altan’ın yazısının bir yerinde Nabi Yağcı, Roni Margulies ve Oya Baydar’ın nezdinde temsil edilen sosyalist sola yönelttiği "Hálá 'emek-sermaye' çelişkisini ’başat’ çelişki sanıyorsanız, 2009 yılının gerçeklerini, sınıfsal hareketliliğini, üretim ilişkilerini algılayamıyorsunuz demektir. İşçi sınıfının öncülüğünde gerçekleşmesi beklenen ’enternasyonalizmi,’ kapitalizmin öncülüğündeki ’globalizmin’ bir başka düzeyde gerçekleştirmesinin nedenlerini merak etmeden, işçilerin ’enternasyonalizmi’ neden kapitalistlere kaptırdığını ve neden ’solun’ enternasyonal kapital karşısında ’yerelleştiğini’ incelemiyorsanız, ’devrimcilik’ etiketi kitlelerden kopuk kişisel bir tatminden öteye geçmez. Bugün sol, bu sorunların hepsini yaşıyor" eleştirisine ilk tepki Oya Baydar'dan geldi. Oya Baydar, "’Pavyondaki Kadın’ın Vedası" başlıklı ERKEK EGEMEN BİR DİL "Taraf’ta yazma maceram boyunca ki pek uzun değil-, pavyonda çalıştığım izlenimine hiç kapılmadım; kaldı ki, insan her yerde kendi iç tutarlılığını ve ’namusunu’ koruyarak çalışabilir. Altan’ın bence çok talihsiz ’pavyonda çalışan namuslu kadın’ teşbihinden buram buram yükselen erkek iktidar dilinin de içimi ürperttiğini itiraf etmeliyim." Baydar daha sonra, Altan’ın doğrudan sosyalistliklerine yönelik eleştirilerine de değinerek yazısında şu görüşlere yer verdi: "Altan’ın yazısında kullandığı ’sıkı’ sosyalist nitelemesinden ne kastettiğini anlayamadım. 1917’ye takılmış nostaljik beton kafalardan söz etmek istiyorsa, bir yayın yönetmeni olarak yazarlarının yazılarını okuyup okumadığı sorusu takılıyor kafama. Bir gazeteyi, hele Taraf gibi bir gazeteyi yönetmenin ne belalı iş olduğunu bilirim; işlerinin yoğunluğundan olmalı, demek ki dikkatinden kaçmış: Yazdığım bütün yazılarda, 1917 veya 1923’te takılıp kalmanın yanlışlığını, bunun Marksizmi de çağı da anlamamak olduğunu, proletarya diktatörlüğünün de diktatörlükler arasından bir diktatörlük türü olarak reddedilmesi gerektiğini, Marksizmi bir nas (dogma) olarak değil toplumu değişimle açıklayan bir yöntem olarak kavramanın gereğini, karmaşık toplumsal gerçekliği emek-sermaye çelişkisine indirgemenin yanlışlığını ifade eden düşünceler Vicdan Yazıları’nda ifadesini buldu. Tabii bir gazete köşesinin elverdiği ölçüde." Baydar, daha sonra ’pavyon’dan ayrıldığını belirtiyor ve veda ediyordu Taraf okurlarına. Ahmet Altan’ın yazısında ismi geçenlerden Nabi Yağcı, Oya Baydar’ın ayrılmasına üzüldüğünü belirtirken, Roni Margulies, "Ben pavyonda çalışan insanların onurlu olduğunu düşünüyorum. Her meslek kutsaldır. Meseleyi büyütmenin anlamlı olduğunu sanmıyorum" diye konuştu. MAKSADINI AŞAN BİR YAZIYDI Oya Baydar, Hürriyet’e şunları söyledi: "Hiç kuşkusuz Ahmet Altan’ınki maksadını aşan bir ifade. Çünkü kendi gazetesini ’pavyon’a benzetiyor. Bunu herhangi bir yazar yazsa sorun olmazdı ama Ahmet Altan gazeteyi temsil ediyor. Bu da tam anlamıyla bir erkek iktidar üslûbu. Bu son derece rahatsız edici. Benim Ahmet Altan’la kişisel olarak hiçbir sorunum yok. Zaten kendisini çok az tanırım. Ancak bu üslûp çok rahatsız edici. Ben öyle burnundan kıl aldırmayan bir insan da değilim ama bu bir bakış açısı ve ben bu bakış açısına karşı tavrımı koydum. Ben bu yaşadığımız cepheleşmeyi nasıl aşabiliriz gibi kaygılarla Taraf’ta yazmaya başladım. Ama üslûp bu olunca bütün bu niyetler ortadan kalkıyor ne yazık ki. Ama bütün bunlar Taraf’ın da, liberal çizginin de önemini ortadan kaldırmaz. Ben bunları liberal çizginin çocukluk hastalıklarıolarak değerlendiriyorum." |










0 yorum:
Yorum Gönder