25 Ekim 2011 Salı

Teşekkür…

Geçen hafta bacımı kaybetmemiz vesilesiyle burada olanlardan bizzat gelerek, olmayanların telefonla arayarak, gerek sitemize gerekse Facebook’a ve mail yazarak bize taziyelerde bulunan bütün dost, ahbap ve koru komsularımıza teşekkür eder saygılarımızı sunarız.
Böylesi durumlarda mesaj ve konuşmalar, sanki insanda “yükünün biraz hafiflediği” hissini uyandırıyor. Yalnız olmadığını hissettiriyor ve yaşam gücüne güç katıyor insanın!
Bu gibi anlarda en başta filan, falandan mesaj gelir diye düşünüyorsunuz ve o mesaj gelmiyor… Bir hayal kırıklığı yaşıyorsunuz. Bir bakıyorsunuz ki umulmadık biri(leri) arıyor ve samimi bir ses tonuyla: “başımız sağ olsun, acınız acımızdır, yapabileceğim bir şey varsa lütfen…” diyor.
O zaman kendi elinizi önce boşlukta hissedip, sonra boşta kalan elinizin sıkıca tutulduğunu görüp kendinize güveniniz artıyor ve beklenenlerin yarattığı boşluğu bir başkasının ziyadesiyle doldurduğunu görüyorsunuz… Böylelikle bir moral ve güç kazanıyorsunuz.
Fizik kanunu gibi, birinin bıraktığı boşluğu bir başkası dolduruyor. Oysaki kemâlet, boşluk yaratmaya değil, doldurmaya delalet eder… 
***
29 Ekim tarihinde rahmetli dayımın oğlu Mustafa’nın evlenmesi münasebetiyle 26 Ekim de İstanbul’a gideceğim.  Bu sebepten dolayı 1,2 Kasım’a kadar Fethiye de olamayacağım.
Share

0 yorum:

Yorum Gönder